The Order: 1886 İle Alternatif Bir Geçmişe Yolculuk

<span class="fa fa-user"></span>
İlker Karaş
Haberler
1.1K
0

Efsaneler ve teknolojinin bir arada var olduğu Victoria dönemi Londra’sının eşsiz bir vizyonunu sunarak tarihi yeniden yazan yepyeni ve heyecan verici oyun The Order: 1886’nın lansmanı, 18 Şubat Çarşamba tarihinde The Game’de yapıldı. Etkinlik #TheOrder1886TR hashtag’iyle yapılan paylaşımlar aracılığıyla sosyal medyada da yer aldı.

Tüm dünya ile aynı anda Türkiye’de de satışa sunuluyor

2013 yılında E3 oyun fuarında duyurulan ve sadece PS4 formatına özel olarak geliştirilen “The Order: 1886”, dünyaca ünlü popüler oyun geliştirici firma SCE Santa Monica’nın bizzat desteklediği Ready at Dawn tarafından yaratıldı. The Order: 1886’da, oyuncular seçkin bir şövalye tarikatının üyesi olarak, tarihin akışını ilelebet belirleyecek yüzyıllar boyu süren bir savaşa katılıyor ve oyun içinde ilerledikçe, bir komployu ortaya çıkarmak için çaba gösteriyorlar. Temelini tarihe kaydedilmiş gerçek yer, olay ve karakterlerden alan, oyun tutkunlarının kendilerini kaptıracağı bir üçüncü şahıs aksiyon oyunu olan The Order: 1886’nın Türkiye’de satışına 20 Şubat 2015 tarihinde, dünya ile aynı anda başlanacak.

Sony Eurasia A.Ş. PlayStation Oyun Ürün Müdürü Sercan Sülün etkinlikte yaptığı konuşmada “Üçüncü şahıs perspektifi ile The Order: 1886, gerilimi yüksek bir oyun oynama deneyimi yaşatıyor. Dramatik karakter performansının yanı sıra filmsel dokuyu kopyalayan, gerçek dünyadan film ve sinematografi teknikleri içeriyor.” şeklinde konuştu.

The Order: 1886’da savaşın gidişatını “Black Water” belirliyor

Alternatif bir evrende, Victoria döneminin Londra’sında geçen The Order: 1886’da, düzeni sağlamaya çalışan eski bir topluluk, hayvan ve insan karışımı melez bir ırk tarafından tehdit ediliyor. 8. yüzyılda yabani hayvan avına çıkan bir grup insan, bu melez ırk ile ilk kez bu dönemde karşılaşıyor ve aralarında yüz yıllarca sürecek olan savaş başlıyor. 18. yüzyıla gelindiğinde, yuvarlak masa şövalyeleri, melez ırka karşı savaşlarını başlatıyorlar. Kral Arthur, bu savaşın kazanılamayacağını yıllar önce kabullendikten sonra savaşın seyri, gizemli bir keşfin yapılmasıyla değişiyor. “Black Water” adı verilen ve içildiğinde insanın ömrünü uzatan ve iyileşme kapasitesini artıran bir sıvı sayesinde, melez ırka karşı verilen karanlık savaşta dönüm noktası yaşanıyor. Sanayi devriminin ardından yapılan zeplinler, kablosuz iletişim cihazları, termal görüntüleme aygıtları ve benzeri icatlar ise, bu savaşta önemli roller üstleniyor.