Jahrein’e Dava Açmak Mantıklı Bir İş Mi?

<span class="fa fa-user"></span>
İlker Karaş
Köşe Yazısı
2.1K
0

Buralarda şahsi görüşlerimi (incelemeler haricinde) belirttiğim bir yazı yazmayalı epey olmuş. Bazen bu tip tepkileri ağırlıklı olarak Facebook profilimde yazıp geçiyorum. Bu sefer karşımızda duran konu pek öyle sallayıp geçebileceğimiz bir konu değil. Hatta ucu kenarından köşesinden oyun sektöründe yer alan herkese dokunuyor.

Bildiğiniz gibi geçen günlerden Ahmet Sonuç’a bir ihtarname ulaşıyor. Jahrein’e ulaşan bu ihtarname akabinde dava konusuna dönüşebilecek içerikler barındırıyor. Jahrein’in daha önce gerçekleştirdiği yayınlarda telafffuz ettiği, bir oyun firmasının oyunu hakkında şahsi düşünceleri dava konusu olarak kendisine bildiriliyor. Ahmet’i tanıyan herkes “göte göt” diyecek kadar dürüst ve açık sözlü biri olduğunu bilir. Zaten bizim gibi insanların başına ne geliyorsa götten değil de açık sözlülüğünden geliyor o da ayrı bir konu… Neyse biz konumuza dönelim, Jaho’nun sarf ettiği bir takım cümleler bu oyun firmasının canını sıkmış olacak ki ihtarname ve dava yolunu açıyorlar.

Şimdi buraya kadar baktığımızda kritik ve cidden çok ince noktalar barındırmıyor konu. Buradan sonrası daha tehlikeli bir hal alıyor. Demek ki bu firmaya göre Ahmet şahsi olarak bir oyun hakkında kötü söz söyleyemez, herhangi negatif bir yorum yapamaz hatta bir şeyi beğenmemesi gibi bir durum bile söz konusu olamaz. Facebook’un dislike butonunu hala koymamış ama envai çeşit yarak kürek ikonu eklemiş olması gibi bir dikta söz konusu. Ah söylemeyi unuttum, bu yazı şahsi görüşlerimi içereceği için gönül rahatlığı ile geniş geniş argo, küfür vb. de barındıracak. Bundan sonrasında da öyle şeyler karşınıza gelebilir, çok şaşırmayın.

Burada baktığımızda Ahmet’in bir şeyler hakkında söz söyleme hakkı var. Beğenmediğinizde “sen ne bilirsin amk”, “hassiktir ordan”, “siktir git oturduğun yerden binlerce lira yayın yaparak kazanıyorsun sokuk” vb. şeyler deme hakkına siz de sahipsiniz. Bu konuya dava açmak ise bambaşka bir boyut.

Neyse biz yine devam, bir şeyi beğenmemenin “basında iyi yansımamız olsun” gibi bir düşüncenin ürünü olduğu zaten belli. Bu noktada basın kimliği ile hayatında eleştiri yapmamış insanlar gelip geçiyor etrafımızdan. Muhtemelen bu tip mainstream basındaki arkadaşlarla karıştırdılar Ahmet’i de. Lakin streamer dediğimiz yeni nesil tayfa ile bu şekilde eski usül iletişim kuramazsınız. Bir şey kötüyse, kötüdür. Bu değişmez. Fuse Tea’nin limonlusu CİDDEN KÖTÜ! İğreniyorum içemiyorum amk! Ama bunu söylediğim için içecek markası bana dava açmıy… bu satırlardan sonra açarsa da zengin oluruz emenike!

Yine konuyu çok dağıtmadan, eksi yönlerinizi, eksiklerinizi hatta kötü ürününüzü birileri söylüyor diye onlara dava açmak dava açılan kişiye yarar sağlar. Oyun firması olarak kendinizi büyük marka olarak konumladığınız yerden sizden kat kat ufak bir noktadaki kişiye dava açıyor olmanız ironik bir hareket.

Bunun bir adım sonrası bütün medyayı, streamerları hatta influencerları satın alır bir hale döndürüp “bu içerik çok iyi amk, hepiniz beğenin, sende beğen, beğensene lan! Beğenmeyene ekmek yok” mantığına döner. O nedenle bırakın insanlar kötüye kötü diyebilsinler. Siz de neyin kötü olduğunu görün ki, dahası iyi bir şeyler için çabalayın. Buradan bana da dava gelirse; lan Ahmet, yerimi ayarla Polonya’da nargileci açıyoruz!