Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinden İzledik!

<span class="fa fa-user"></span>
İlker Karaş
Sinema
3K
0

Ninja Kaplumbağalar bizim gibi 30’larını geçmiş kişilerin hayatında çok ayrı bir yer tutar. Televizyonda çizgi film izleme alışkanlığımızı aldığımız 90’ların başından sonlarına kadar belki de TV’de gördüğümüz en anlamlı içeriklerden biriydi. Her karakterin bambaşka bir yapısı olup sonuca ulaşmak için efendi gibi birbiri ile uyum sağlamaya yönelik kümülatif bir aksiyonu küçük yaşlarda kafamıza yerleştiriyordu. Özellikle klasik Amerikan bayraklı GI JOE’dan sonra ilaç gibi geliyordu bünyelere.

Hem dövüş sanatları, hem içinde barındırdığı sanatsal öğeler hem de öğretiler ile sıradan bir çizgi filmden çok öte idi. Fakat konu bu ruhu sinemaya taşımaya geldiğinde çoğunlukla çuvalladı yöntemenler. PC hatta AMIGA oyunlarının daha güzel işler çıkarttığını gördük.

Ve yıllar sonra tekrar sinemayı denedi Ninja Kaplumbağalar. Çizgi film tadını sinemada pek alamadık geçmiş yıllarda. Fakat bu yapım ile Ninja Kaplumbağalar bambaşka bir hal almış. Megan Fox hariç.

Aslına sadık kalınmaya çalışılarak hazırlanan film genel olarak komedi ve aksiyonun tepe noktasına ulaşmayı hedeflemiş. Bu hedefine yaklaştığını da söyleyebiliriz. Ben izlerken oldukça eğlendim. Sıfır beklenti ile gitmemin de bu konuda katkısı büyük diye düşünüyorum. Ninja Kaplumbağalar: Gölgelerin İçinden şu an IMDB üzerinde 6.4 puanı almış durumda. Tabii bunda Megan Fox’un payı büyük. Bu konuya ilerleyen satırlarda geleceğim.

Yapım yukarıda da dediğim gibi eskiye dair ne varsa bize sunuyor. Olabildiğine iyi başlayıp yine güzel şekilde bitiyor. Filmin içinde çok güzel detaylar da sizi bekliyor. Film sizi hem Ninja Kaplumbağalar serilerinde (çizgi film ve romanlardan) ve popüler kültür içinde keyifli bir gezintiye çıkartıyor. Bir sahnede detay olarak Hızlı ve Öfkeli filmine bile gönderme yapılıyor.

Gelelim Megan Fox ve April gerçeğine. Olmamış. Hatta bi saniye büyük yazacağım OLMAMIŞ. Megan Fox’un sırf popi olduğu için artık sinemada bulaşmadığı yer kalmadı diye düşünen biri olarak biricik April’ımızı yok etmişler, hiç etmişler… Acımız büyük. Bütün filmin eğlencesini, güzel şarkı seçimlerini, göndermelerini ve gerçekten bu güne kadar izlediğim en keyifli TMNT filmi olma noktasını bile rahatsız edecek boyutta bir Megan Fox gerçeği var. April kumral / kızıl arası bir saç rengine sahip, seksapalitesini kıvrımlarından alan bir karakterdir. Google’a adını yazınca zaten yeterince fikriniz olur. Öte yandna Megan Fox’a bakıyoruz, kumral / kızıl bile değil. Seksapalite göğüs ya da kalçalarda bile belirginleşmiyor ve karakteristik olarak sadece “güzel” olmasının karşılığı ile bu rolü üstleniyor. Sevmedim.

Megan Fox’u yerden yere vurduktan sonra filmin keyifli kısımlarını anlatmaya devam edebiliriz. Film aksiyon sahnelerien doyuruyor sizi. Müzik seçimleri gerçekten çok iyi. Bir filmin her anında her aksiyon noktasında sizi arkadan DIN DIN DIN gazlayan seçimler var. Bu durum da aldığınız keyfi kat kat arttırıyor.

Müthiş bir film mi? hayır. Başyapıt mı? değil. Ama hayvan gibi güleceğiniz bir film. Esprileri de öyle sudan basit boktan espriler de değil. O kadar doğal tepkiler ki hani uzun süredir böyle gülmemiştim.

Öneririm, mutlaka izleyin.