Huawei 4.5G Desteği ile Dijital Dönüşümü Ülkemizde de Sürdürüyor

<span class="fa fa-user"></span>
İlker Karaş
Teknoloji
1K
0

Huawei, Türkiye’de resmi olarak kullanılmaya başlanan 4.5G teknolojisi çerçevesinde, global ticari ağlar alanındaki uzmanlığı ve tüm teknolojik birikimi ile endüstrinin ve ülke operatörlerinin en önemli destekçilerinden biri olarak konumlandı.

 

2009’da 3G ağlarının ticarileştirilmesinden bu yana Türkiye’deki veri trafiği, özellikle son üç yılda kazandığı ivme ile iki katan fazla artış gösterdi. Operatör gelirlerinin %30’dan fazlası veri iletiminden sağlanıyor. 3G mobil veri abone sayısı bugün 50 milyonu aşmış durumda. Ağustos 2015’te, 4.5G spektrum ihalesinin tamamlanmasının ardından, Türkiye’deki üç büyük operatör 4.5G ağları için geniş kapsamlı bir altyapı çalışması başlattılar ve bu çalışma sonucunda 20.000 4.5G baz istasyonu hayata geçirilerek, ağ sistemi 1 Nisan’da gerçekleştirilen geçişe hazır hale getirildi. 4.5G ağlarının ticarileştirilmesinin ardından 4.5G abone sayısının kısa sürede 10 milyonu aşması bekleniyor. Huawei 2015’te Global Bağlantı Endeksi raporunda BT alanında gerçekleştirilen her %20 oranındaki yatırım artışının, ülkenin gayri safi milli hasılasına yüzde 1 katkı sağlayacağı öngörüsünü açıklamıştı. Türkiye ekonomisinin, 4.5G’nin yaratacağı yeni iş fırsatlarıyla ve operatörlerin yeni yatırımlarıyla, bu süreçten olumlu biçimde etkilenmesi bekleniyor.

 

Huawei, 13’üncü Küresel Analist Zirvesi’ni, Çin’in Shenzhen kentinde gerçekleştirdi. Dünya çapında 500‘den fazla analistin katılımıyla gerçekleştirilen zirve, telekomünikasyon, internet, finans ve diğer sektörlerden de birçok üst düzey yöneticiyi bir araya getirdi. Etkinliğin bu yılki teması ile “Daha Bağlantılı Bir Dünya İçin Dijitalleşerek Birlikte Büyümek” olarak duyuruldu.

 

Huawei daha bağlantılı bir dünya yaratmak üzere, kurumsal stratejisi çerçevesinde, önemli adımlar atmaya devam ediyor. Şirket ayrıca, bulut bilişim, nesnelerin interneti ve dönüşüm operasyonları özelinde; stratejik düşünme, ürünler ve pazarlama süreçleri konularında da yoğun şekilde çalışıyor. Etkinlik çerçevesinde sektörün önde gelen temsilcileri, NB-IoT Forum, OpenStack, TM Forum ve The Open Group platformlarında eko-sistemin gelişimine yönelik başarı hikâyelerini ve deneyimlerini paylaştılar.

 

Huawei FDD Ürün Grubu Başkanı William Wang konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “4.5G 2016’nın en önemli teknoloji gündemlerinin başında geliyor. Bu yıl, 20 operatörle başladığımız ilk faz çalışmalarını, yılsonuna kadar 60 operatörle, 4.5G ağının altyapı inşasını tamamlaması sonucuna ulaştırmayı hedefliyoruz. Türkiye bu teknolojinin hayata geçirilmesi için en önemli pazarlardan bir konumundadır. Operatörlerle işbirliği gerçekleştirerek, Türkiye’ye en gelişmiş 4.5G teknolojisini entegre etmek için var gücümüzle çalışıyoruz” dedi.

 

Huawei, 4.5G özelinde, sektöre 4T4R, Aktif Anten Üniteleri (AAU), genişbant ve multi-genişbant anten sistemleri gibi modern çözümler sundu. Türkiye’deki operatörler 1Gbps hız seviyelerine ulaşırken, VoLTE, Wireless To The X (WTTx),Narrowband IoT (NB-IoT) ve LTE entegre Trunked Radio (LiTRA) gibi ticari ağlarla gelişmiş 4.5G servislerine imza attı. Bu servisler arasında Türkiye’deki operatörlerin de kullanıcı beklentilerini tam anlamıyla karşılaması açısından önemli kalemler yer alıyor.

 

Dünyanın lider bilgi teknolojileri ve iletişim sağlayıcılarından Huawei, kanal stratejisi çerçevesinde hem ağ sistemleri hem de son kullanıcı ürünleri özelinde uçtan uca çözümler sunuyor. Huawei ayrıca, 4.5G uyumlu cihazlarla yeni iletişim teknolojilerini Türkiye pazarında da destekliyor. Mate7, G7, P7, P8, P8 Lite, G8, P9, Mate S, GR5 ve Y6 gibi yeni nesil Huawei ürünleri, 4.5G ağlarında yüksek performansla en iyi şekilde çalışıyor.

 

Huawei Dijital Dönüşüme Odaklandı

Huawei Pazarlama ve Strateji Direktörü William Xu yaptığı değerlendirmede şunları söyledi; “Küresel anlamda dijitalleşme günden güne artarken, bu durum dikey sektörlerden kamu servislerine kadar birçok alanda kullanıcı deneyimini de olumlu etkiliyor. 2016 Global Bağlantı Endeksi verilerine göre, 2015’te global bağlantı oranı, %5 değerinde arttı. Dikey sektörlerde, dijital dönüşümle daha bağlantılı bir dünya yaratmak üzere birlikte çalışabilir, tüm sektörler için bağlantı deneyimini artırabilir ve global dijitalleşmeyi desteklemek üzere, tüm farklı senaryoları hayata geçirebiliriz.”

 

Tam bağlantılı dünya trendleri özelinde video servisleri, telekomünikasyon deneyimi için temel sektörlerden biri haline gelirken, operatörler arasındaki rekabetin de kullanıcı tarafından dikkatle izlenen temel taşlarından biri haline geldi. Huawei, video deneyimi ölçüm sistemi U-vMOS’u, video kalitesi, etkileşim ve görsel deneyim açısından farklı ağ ve ekranlar üzerinden analiz edebiliyor. Sistem, tüm video sektörüne hitap ederken, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nce de kabul görmüş durumda.

 

Huawei Dönüşümlü CEO’su Eric Xu, zirve çerçevesinde yaptığı açıklamada, şirketin bulutlaşma stratejisi hakkında şunları söyledi; “Huawei Global Analist Zirvesi 2015’te, şirketin ROADS deneyimi ile (Gerçek zamanlı, talep odaklı, tamamen çevrimiçi, kendin yap, sosyal – Real-time, On-demand, All-online, DIY ve Social) mükemmel kullanıcı deneyiminin kapısını aralamıştık. Bu yıl da tam bulutlaştırma stratejimizle ROADS deneyimine farklı bir bakış açısı getiriyoruz. Huawei’nin tam bulutlaştırma stratejisinin temelinde, BT altyapılarının, dört farklı temelde (donanım, ağ, servisler ve operasyonlar) tamamen yeniden inşa edilmesi yer alıyor. Bu strateji, donanım kaynaklarının stratejik bir biçimde güçlendirilmesini amaçlarken, yazılım mimarisi ve otomasyon süreçlerini de optimize ediyor. Dünyanın en güçlü bilgi ve iletişim teknolojisi şirketlerinden biri olarak Huawei, tam bulutlaştırma sürecine liderlik etmeye ve destek olmaya devam edecek.”

 

“Dijital dönüşüm, birçok fırsatla beraber yeni mücadele alanları da yaratıyor. Huawei bu süreçte müşteri odaklı yaklaşımını sürdürerek, müşterilerin yaşayabileceği tüm zorlukların karşısında onlara destek olmayı sürdürüyor” diyen Eric Xu, “Taşıyıcı iş grubumuzda, ROADS trendlerini hayata geçirirken, operatörlerin nesnelerin interneti, video servisleri ve bulut servisleri özelindeki fırsatları da en iyi şekilde değerlendirmelerini istiyoruz. Ayrıca ağ ve operasyon sistemlerinin buluta taşınmasında ve çeviklik odaklı operasyonların devreye alınması sürecinde de bu eko-sistemin yanında olmak istiyoruz. Enterprise iş kolunda da bulut bilişime daha fazla odaklanırken, yazılım tanımlı depolama ve büyük verinin, akıllı operasyonlarla birlikte, sektörü akıllı ve çevik operasyonlarla dijitalleştirmesini bekliyoruz. Tüketici ürünleri iş grubunda ise marka, kalite, deneyim ve eko-sistem kavramları önem taşıyor. Huawei, en üst düzey marka deneyimi için durmaksızın çalışırken, en üst düzeyde kaliteli ürün ve servislerle, kullanıcı deneyimi odaklı bir eko-sistem inşa ediyor” şeklinde konuştu.

 

“Daha Bağlantılı Bir Dünya, ağ alanında yeni gereklilikleri de beraberinde getiriyor. Bağlantılar, bant genişliği, gecikme süreleri ve veri depolama süreçleri için 100 kat fazla bant genişliği artış gerekiyor. Daha da önemlisi ağ sistemlerinin geleceği otomatik olarak; -bağlantılı nesnelerin sayısı, video ve sanal gerçeklik gibi yüksek uyumluluk ve düşük gecikme gerektiren kullanım senaryolarına uyumlu hale gelmeli” – diyen Huawei Ürünler ve Çözümler Grubu Başkanı ve İcra Direktörü Ryan Ding, sözlerini şöyle sürdürdü; “Huawei, bilgi teknolojileri altyapısına ve akıllı cihazlara odaklanırken, uzun dönemli yatırımlarını tamamen bağlantı teknolojileri özelinde, ultra-genişbant, veri, çevik mimari ve açık kaynak platformlarının, dijital dönüşüm çerçevesinde planlıyor. Bu da kullanıcı deneyimi ve dijital dönüşüm için son derece önemli.”

 

Günümüzde kullanıcı ihtiyaçları farklılık gösterirken, hiçbir şirket tam olarak bu farklılığa odaklanamıyor. Sektörde bu anlamda iş ortaklıkları kurmak çok önemli diyen William Xu; Sektördeki iş ortaklarımızla güçlerimizi birleştirerek, açık bir eko-sistem yaratmalıyız. Hızlı bir şekilde kanal stratejisine odaklanırken, bilgi teknolojileri altyapısı ve akıllı cihazlara daha fazla yönelmeliyiz. Bu ihtiyaçları karşılamak üzere,  danışmanlık firmalarının, uygulama geliştiricilerin ve sistem entegratörlerinin de dâhil olduğu güçlü iş ortaklıkları ile yeni bir kanal oluşturmalıyız. Açıklık işbirlikleri ve paylaşılan başarı taahhütlerimiz çerçevesinde müşterilerimiz için daha fazla değer yaratırken, daha sağlıklı ve sosyal bir bilgi teknolojileri eko-sistemi yaratacağımıza inanıyorum” dedi.