Patapon Remastered İnceleme

<span class="fa fa-user"></span>
Ceyda Doğan Karaş
İnceleme
2.4K
0

PlayStation Portable (PSP) efsanesi Patapon, 10 yıl sonra Patapon Remastered olarak PlayStation 4 platformundaki yerini aldı. Daha önce bu oyunu oynamayanlar için şimdiden uyarı yapmak isterim; bağımlılık yapıyor. Evde Patapon şarkısı söyleyerek kafa sallıyorsunuz ve ritim tutuyorsunuz, bazılarınız kedinizin köpeğinin adını Pata veya Pon falan koyabiliyor, hatta telefon melodiniz bile değişebiliyor. Kabul, bazılarını abarttım ancak Patapon o kadar ilginç bir oyun ki ritmine ayak uydurmamak çok zor.

Patapon, bedensiz göz bebeklerinden oluşan bir kabilenin hikayesini anlatıyor. Bir zamanlar büyük bir kavim olan Patapon, Zigaton ordusu tarafından vatanlarından çıkarılmaya zorlanmış. Usta savaşçılara sahip olmalarına rağmen, nihai efendileri onlara rehberlik etmeyince Pataponlar ruhen kaybolmuşlar. Ancak o da ne… Bir gün en umutsuz zamanda Tanrıları geri dönmeye karar vermiş. Öyle bir durum ki o büyük ve yardımsever kutsal varlık biz oluruz. Bizim işimiz, Pataponları yönlendirmek ve Earthend olarak adlandırılan gizemli yere götürmek.

Minik dostlarımızı direkt yön tuşlarıyla yönlendirmiyoruz. Onun yerine dört farklı savaş davulunu kullanıyoruz. Bu davulları kare, yuvarlak, üçgen ve çarpı tuşuyla kontrol ediyoruz. Emirlerimizi ise davul ritimleriyle veriyoruz. Her vuruşta bir kombo yapıp, duruma göre ordumuzu yönlendiriyoruz. Mesela “pata pata pata pon” komutu ileri gitmeye, “pon pon pata pon” birliklerimizin saldırmasını sağlayan ritimler. Oyunda ilerledikçe savunma dahil, güçlü boss’ları devirmek ve ordumuz için farklı vuruşlar öğreniyoruz.

Patapon, sıradan bir ritim oyunundan fazlası. Kimi zaman gerçek zamanlı strateji kıvamında, ne zaman saldırmamız veya ne zaman savunmamız gerektiğini tahmin etmemiz gerekiyor. Boss kapışmalarında ne zaman hasar göreceksek ona göre savunma yapmalı veya geri çekilmemiz gereken anda, doğru ritmi tutturmamız önemli. Her görevde üç farklı birim kullanabiliyoruz. Savaşa gitmeden önce doğru birimle saldırıya geçmek çok önemli. Sırf okçulardan oluşan bir birim, size süvariler eşliğinde saldıran bir orduya karşı büyük dezavantaj sağlayacaktır. Bu nedenden en sağlamı, her birimden bulundurmak. Doğru ritmi tutturmak aynı şekilde askerler, mızrakçılar, süvariler ve hatta okçular için de önemlidir. Askerlerimizi bir arada tuttuğumuzda daha sert vururlar ve daha iyi birbirlerini savunurlar.

Oyunun kendi içerisinde 3 farklı seviye sistemi var ve bu seviyeler de kendi içerisinde bölümlere ayrılıyor. Bölümlerde avlar, savaşlar ve boss’lar mevcut. Avlanma seviyeleri, bize askerlerimizi yetiştirmek için kaynak verir. Savaşlar, genellikle Zigaton ordularına karşı onları ele geçirmeye yöneliktir. Son olarak boss’larda devasa dinozorlara, yengeçlere karşı kapışırız. Bir boss’u yendiğimizde, aynı seviyeyi daha zorlu seviyede birkaç kere daha oynama şansına sahibiz.

Pataponlarımızın üssünde yapabileceğimiz bazı önemli eylemler var. Bunlardan ilki yeterli kaynağımız varsa yaşam ağacımızdan (tree of life), savaşçıları yaratmak. İkinci olarak yine ritim tabanlı mini oyunlar oynayabilir ve ekstra kaynak kazanabiliriz. Savaşlarımızın gücü, onları yaratırken kullandığımız malzemenin kalitesine göre değişiyor. Ayrıca ordumuzu cesaretlendirmek için oyunda ilerledikçe farklı zırhlar elde ediyoruz. Her ne kadar her şey basit gibi görünse de bir kere oyuna alışınca, biraz daha kaynak toplayayım, daha iyi ordu kurayım, boss’u tek vuruşta alayım gibi kurguları kafanızda kurmaya başlıyorsunuz.

Oyunun PS4 versiyonu, oldukça başarılı. Görseller canlı ve renkli. Koca monitörde Patapon oynamak, pek alışılagelmiş şey değil ancak eğlencesi her şeyi unutturuyor. Oyun içi görüntüler PS4 platformuna göre yeniden elden geçirilse bile aynı durum ara videolar için geçerli değil. Tıpkı Loco Roco’da gördüğümüz gibi PSP’deki orijinal sahneler, direkt PS4’e yedirilmiş. Bu da doğal olarak görüntülerin kalitesini anlık olarak düşürüyor. Remastered, oynanışta farklı hiçbir şey katmıyor. Yani daha önce PSP’de oyunu oynadıydanız, hemen hemen her şeye hakimsiniz demektir.

Oyun, eskiden olduğu gibi otomatik kaydetme özelliğine sahip değil. Oyunu istediğiniz zaman manuel kaydedebilirsiniz. İşin tuhaf yanı eğer oyunu çok eskiden oynadıysanız, tek oturuşta her şeyi bitirmeniz yüksek ihtimaller arasında. Daha önce böyle bir oyunu oynamadıysanız, çok eğleneceğinizden adım gibi eminim. Oyun, ses konusuna odaklandığı için TV ve ses sisteminize dikkat etmeniz gerekebilir, hatta arada lag sorunu bile yaşayabilirsiniz. Kişisel olarak hiçbir sorun yaşamadım ancak yaşayanlar olduğunu okudum. Olur da seste sıkıntı yaşıyorsanız, kullandığınız sisteme ve TV’ye göz atın derim. Parappa the Rappa Remastered’da olduğu gibi ses ve girdi gecikmesinin hesaplanmasının ne yazık ki yolu yok.

Kısacası Patapon Remastered, bizi uzak geçmişteki eğlenceli ritim oyununu PS4’te deneyimlememizi sağlıyor. Ara videoları saymazsak ses ve grafiklerde gelişme mevcut. Ayrıca PSP’den PS4’e geçiş süreci, yeterince başarılı işlenmiş. Oyunun arkasındaki ilkel ritim zorlukları ve aynı zamanda gerçek zamanlı stratejinin yanında çekici oynanışı, oynanabilirlik süresini uzatabiliyor. Her şeyi bir kenara koyarsak el konsolundan, büyük ekrana geçişte kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Oyunun güncel fiyatı 53 TL, PS+ üyesiyseniz 43 TL’den oyuna sahip olabilirsiniz.

PlayStation Portable (PSP) efsanesi Patapon, 10 yıl sonra Patapon Remastered olarak PlayStation 4 platformundaki yerini aldı. Daha önce bu oyunu oynamayanlar için şimdiden uyarı yapmak isterim; bağımlılık yapıyor. Evde Patapon şarkısı söyleyerek kafa sallıyorsunuz ve ritim tutuyorsunuz, bazılarınız kedinizin köpeğinin adını Pata veya Pon falan koyabiliyor, hatta telefon melodiniz bile&hellip;

Patapon Remastered İnceleme

GRAFİK - 7
SES / MÜZİK - 7.5
ATMOSFER - 7
OYNANABİLİNİRLİK - 7.5

7.3

Pata pata pata pon

10 yıl sonra tekrar bizimle. Ritim ve stratejinin bir araya geldiği, eğlenceli bir yapım.

User Rating: 3.48 ( 2 votes)
7

Final Fantasy 12: The Zodiac Age İnceleme