İnceleme

God of War İnceleme

0

Nereden nereye değil mi? Bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes Kratos‘la mutlaka tanışmıştır. God of War (GoW) oynamadıysanız bile onun namını duymuşsunuzdur. Savaş Tanrısı’nın tahtına oturdu, koskoca Yunan Tanrılarına kafa tuttu, Titanları da aradan çıkarttı hatta. Aslında Ares’in minik oyuncağıydı ancak roller değişince Kratos, gücün şekil bulmuş haline dönüştü.

1 Dakikada God of War Tarihi

Kratos yaşlanmış, gücü hala yerinde ama en önemlisi o bir baba. Yunan Tanrıları ile olan kapışması ve Zeus’un ona verdiği hasardan sağ çıkmayı başaran Kratos, İskandinav topraklarına göçerek kendisine aile kurmuş, hatta Atreus isimli oğlu olmuş. Öfkesinin yerini sağlam adımlarla ilerlemek zorunda kalan bir baba almış. Adam sabırlı ve bildiğiniz edebiyat öğretmeni gibi falan. Her şeyi tane tane anlatıyor ve oğluna da aynısını aşılamaya çalışıyor. Ne kadar ilginç değil mi?

Bu arada dip not: Atreus, Kratos’un Olimposlu Tanrıların ölümünden sonra sahip olduğu ve Yunanistan’da doğmayan ilk çocuğu. Oyunun daha ilk dakikalarında Kratos’un yüz ifadesinden hemen hemen her şey anlaşılıyor. Kratos, yorgun. Hem de inanılmaz yorgun ve önemli bir şeyleri kaybetmesinin acısını hemen anlıyoruz. Altın renkli ellerle işaretli ağaçları kesen Kratos, oğlu Atreus ile karısı Faye’nin vasiyetini yerine getirmeye çalışıyorlar. Spoiler olmaması adına hikaye kısmına fazla değinmeyi düşünmüyorum, bu nedenden gönül rahatlığıyla yazıyı okuyabilirsiniz. Olur da spoiler isterseniz, bizi nerede bulacağınızı biliyorsunuz.

Hikayenin asıl olayı Faye yani Kratos’un karısının vasiyetini yerini getirmekten ibaret. Ancak yapımcı firma genel hatları gizleme kısmında o kadar başarılı bir iş yapmış ki İyilikler (yan görevler) ve Seyahat (ana görevler) arasındaki geçişi anlamak çok zor. Hikayenin ana kahramanı Kratos gibi görünse bile aslında yan karakterlerin de hayatı muazzam yansıtılmış (hele o Dünya Yılanı, aşık oldum yaratığa).

Hemen hemen her karakter başta gizemli şekilde karşımıza çıkıyor, ya dövüşüyoruz ya da konuşuyoruz falan, neticede bir şeyler oluyor. Başta kimdir nedir bilemezken, hikaye öyle bir noktada bizi vuruyor ki “vay anasını” demekten kendinizi alamıyorsunuz. Bu kısımda yani hikaye ilerleyişinde God of War tam puan almayı hak ediyor.

Yeni God of War, serinin çok dışına çıkarak bizi inanılmaz maceralara ve sürprizlere sürüklüyor. Bu, hem hikaye anlatımında hem de mitolojik anlamda. İskandinav mitolojisi, ağır ve bir o kadar da karanlık detaylarıyla öne çıkar ancak aynı zamanda da yeşili, barışı ve soğuğu ile bilinir. İskandinav Tanrıları, gösterişten çok gücüyle tanınır. Bu oyun, eski GoW’lardan farklı olarak oynanış dinamiklerine ve hikayeye sahip. Özellikle Kratos’un Atreus ile olan ilişkisi, insanı şok eden cinsten. Gerçekten Kratos’un kendi kanından birine ne kadar değer verdiğini bu oyunda görüyoruz ve açıkçası kimi zaman gözyaşlarınızı tutamayacağınız zamanlara da denk geleceğinizin garantisini verebilirim.

Santa Monica Studio‘nun geliştirdiği yeni GoW ilk bakışta The Last of Us veya Horizon Zero Dawn havasına, atmosferine sahip. Özellikle The Last of Us kısmına bastırmak gerek zira Kratos ve Atreus arasındaki ilişki, Ellie ve Joel kıvamında ilerliyor. Tabii daha kanlı, daha karanlık ve daha zorlu şekillerde. Kratos’un karşısında İskandinav Tanrıları var şimdi, kıyaslama yapmayalım da. Boş boş dursak bile arada Atreus, babasıyla diyaloğa giriyor ve kimi zaman ona saygısını iletmek adına “efendim” demekten geri kalmıyor.

Atreus, seyahatinde zorlukla karşılaştıkça büyüyor ve ruh halini de babasına yansıtmaktan geri kalmıyor, tam anlamıyla kendisini kanıtlamak istiyor. Kısacası ikiliye bayılacaksınız, kimi zaman ufak atışmalar veya dövüşürken yardımlaşmaları, Kratos’un oğlunu “iyi atıştı” gibi sözlerle gaza getirmesi insanın içini kıpır kıpır ediyor.

Oynanış dinamikleri, eski GoW’lardan oldukça farklı. Hack&slash tadında ilerleyen kanlı dövüşler, yerini daha dikkatli olmamız gereken vuruşlara bırakmış. Kamera açımızı çok iyi düşünmeli ve sık sık da R3 tuşuna basarak düşmana kilitlenmemiz gerekiyor. Ayrıca yön tuşları da dövüş sırasında hayat kurtarıyor, zira karşımıza çıkan düşmanlar etrafımızı sardığında (bu arada her yanımızı kontrol etmek önemli) hızlıca dönmemiz gerekiyorsa, yön tuşlarını da kullanmayı unutmayın derim. Oyunun kamera açısı TPS ve düşmanlar da saldırırken dibimizde minik bir ok beliriyor. Bu ok kırmızı olduğu an bilin ki düşman o yönden saldırıyor, beyaz ise sadece düşman o tarafta demek.

Tekrar spoiler olacağı için Kratos’un silahlarının adını ne yazık ki yazamayacağım (üzgün surat) ancak pek sevgili baltamız tıpkı Thor’un Mjölnir’i gibi işlevsel. Gel diyoruz geliyor, atıyoruz kalıyor falan. Tabii Mjölnir gibi şimşekler çakamıyor, onun yerine buzun gücünü kullanıyoruz. Oyunda bizi bekleyen 3 yetenek mevcut: Leviathan BaltasıMuhafız Kalkanı ve Pençe Yay. 

Leviathan Baltası kendi içerisinde “Menzilli Çatışma” ve “Yakın Çatışma”, Muhafız Kalkanı ise “Kalkanlı Çatışma” ve “Öfke Çatışması” olarak ikiye ayrılıyor. Ek olarak Atreus’un Pençe Yay‘ının da “Büyülü Çatışma” ve “Uzman Çatışma” olarak ikiye ayrılan yetenekleri mevcut. Oyunda, kalkanımızı sadece yeteneklerle spesifik olarak kullanıyoruz ancak baltamızı, yeteneklerimizin dışında çeşitli rünlerle güçlendirebiliyoruz. Yeni yeteneklerimizi kazandığımız XP’ye (deneyim puanı) göre açıyoruz. Her açtığımız yetenekle baltamıza rün taktığımızda dövüşler çok daha eğlenceli hale geliyor. Bütün bunların yanında bir de “Öfke Çatışması” yeteneğimizi de unutmamak gerek. Nefret barımız (kırmızı bar, sağlık barımzının hemen altında) dolduğunda L3 + R3 tuşuna basarak kısa bir süre için ne ver ne yok yok edebiliyoruz.

Rünleri istediğimiz zaman takıp çıkartabiliyoruz ve her düşman çeşidine göre farklı rünler kullanabiliyoruz. Yani oyunda bol bol gezmek, iyilik yapmak (yan görev), gizli sandıkları toplamak ekstra deneyim puanı kazandırıyor ve oynanışı da güzelleştiriyor. Ek olarak Atreus, geliştikçe ve daha çok düşmanla karşılaştıkça güçleniyor. Canımız çok azken Atreus sayesinde büyük düşmanları bile oyalayabiliyoruz. Ancak onu kontrol edemiyoruz, sadece hikayenin belli kilit noktalarında onunla zaman geçirebiliyoruz.

Sadece silah geliştirmeleri değil, zırh sistemi de GoW’un güzelliklerinden biri. Ayrıca öyle karışık bir sistem de yok ortada. Kratos, 3 farklı zırh parçası (göğüs zırhı, bilek zırhı, bel zırhı) ve bir adet de Tılsım, Atreus ise tek zırh kullanıyor. Zırh parçalarına da rün takmak mümkün. Zırhlara takılan rünler kuvvet, rünik, savunma, can, şans ve dolum süresi gibi özelliklerimizi güçlendiriyor.

Bulmaca da önemli mesela. Oyundaki denge sadece hikaye ve yan görevlerle değil, oyun içi para kısmında da (kerkitgümüş) mükemmel. Etrafımızı gezmek, keşfetmek çok önemli. Kratos’un ulaşamadığı yerlere ulaşmayı başaran Atreus, çeşitli bulmacaları çözerken bayağı yardımcı oluyor. Ufak deliklerden giriyor, sadece kendi okunun gücüyle yapabildikleri belli yetenekler bile mevcut. Hikaye dallanıp budaklandıkça daha çok hazine bulayım, daha çok para kasayım, yeteneklerimin hepsini açayım, biraz da keşfe çıkıp yan görev yapayım diyerek yeni GoW zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız bir oyun olmuş.

En önemli soru: satın almaya değer mi? Kesinlikle evet. Belki eski GoW gibi değil ancak dövüş dinamikleri, boss savaşları, Atreus ile Kratos arasındaki ilişki, dallanıp budaklanan gizemli senaryosu, sürprizlerle dolu detayları, muazzam manzarası, yaratık modellemeleri, İskandinav mitolojisinin ardındaki inanılmaz hikayesi, etkileyici müzikleri ve en önemlisi Türkçe altyazı, arayüz seçeneği ile yeni GoW olmuş. Alın, aldırın, oynayın.

Sea of Thieves İnceleme – Satın Almaya Değer Mi?
Ceyda Doğan Karaş
86 doğumlu. Evli, mutlu, Tauren'li. Star Wars, Doctor Who, Yu-Gi-Oh ve Blizzard delisi. 93'ten beri video oyunlarıyla fazla uğraşıyor ve hayatı onların üzerine şekilleniyor. Korku, macera, psikoloji kitap ve animelerine bayılıyor. Koyu Beşiktaş taraftarı ve cosplay organizatörü. Ayrıca cosplay, vazgeçemediği hobilerinden sadece birisi.

Dünya Devi Markalar Kanyon’daki Hifimyfi Mağazasında

Previous article

Rampage: Büyük Yıkım İzledik, Ortalık Karıştı

Next article

You may also like

Comments

Comments are closed.

More in İnceleme