İnceleme

The Outer Worlds İnceleme – Köklere Dönüş

0

Günümüz RYO/Aksiyon oyunlarında gerçekten “Rol Yapma” tadını alıyor musunuz? Her zaman söylenen, “verdiğimiz kararların değişikliğini görme” algısını ne kadar hissedebiliyoruz? Peki, Outer Worlds, bu kıyasta ne tarafta duruyor? İncelememize hoş geldiniz.

Merhaba Yabancı

İnsanların, diğer gezegenlere yayılıp yaşamaya başladığı bir dönemde geçen oyun, Phineas Welles‘in sizi kurtarması ile başlıyor. Sizi bir kapsüle koyup kurtarıcı rolü veren Phineas, aslında aranan bir suçlu. Çeşitli bağlantılar yöntemiyle daha fazla arkadaşınızı kurtarmayı planladığını size söylüyor. Karakter yaratma ekranı cinsiyet, yetenek puanları, geçmiş hikayesi gibi oldukça temel bir zeminde çeşitlilik sağlıyor. Örnek olarak benim karakterim eski bir yardımcı şef (sous-chef) olduğu için tek elli yakın dövüş silahlarına +1 puan aldım.

Gezegene atıldıktan sonra bizi karşılaması gereken Hawthorne’un pek de zeki biri olmadığını öğreniyoruz. Maceramıza önce onun gemisine ulaşma ve gezegendeki şehri ziyaret ile devam ediyoruz. Burada temel mekanikleri öğrenmeniz planlanmış. Oyunun hikayesinden, her ne kadar yaptığınız hareketlere göre değişse de mümkün olduğunca az örnek vereceğim.

Oyunun en güçlü yönlerinden biri diyaloglar. Aslında hem güçlü hem zayıf. Güçlü, çünkü bir karakterle normal diyalog kurar gibi etkileşime geçebiliyorsunuz. Bir diyalogda ne düşüneceğinizi tahmin eden oyun, seçeneklerini buna göre sunuyor. Hikaye sevmeyen biriyseniz diyalogdan direkt olarak ayrılma şansınız da var. Size kahraman olacağınızı söyleyen birine “Senin için kahraman tabii sadece” deme şansınızın olması, çok hoş bir seçenek. Yanınızdaki kişiler ile konuşup, onların hikayelerine dahil olabilmek de öyle. Zayıf, çünkü çok uzun diyaloglar mevcut ve bazen bunlar bir yere bağlanmıyor. Terminallerdeki hikayeler oldukça hoş olsa da bir süre sonra sıkıcı olabiliyor. Buralarda daha fazla imkan varmış ancak pek kullanılmamış.

Dost Musun?

Muhtemelen değiller. Kimse tam olarak Dost ve Düşman değil. Fallout New Vegas’ı andıran (ki yapımcısı aynı olduğu için oldukça doğal) net iyi veya net kötünün olmaması yapısı, ahlaki bir sorgulamaya itiyor sizi. Rol yapıyorsunuz. Olması gerektiği gibi. X topluluğuna yardım etmeniz ve etmemeniz için sahip olduğunuz sebepler Y topluluğu için de var. Oyundaki gruplara karşı (Faction) olan ilişkinizde iyi şeyler de kötü şeyler de unutulmuyor. Hatta ve hatta bazı durumlarda negatif yetenekler seçip, ekstra özel yetenek bile kazanabiliyorsunuz. The Outer Worlds, “Rol Yapma” kısmından tam not alıyor.

Ancak iş daha kaba kuvvet olunca oyun biraz çuvallıyor. Aksiyon ve zamanı yavaşlatmamızı sağlayan TTS sistemi yeterli. Diyalog ve karakter etkileşiminde bu kadar açık olan oyun, iş aksiyona gelince sizi kısıtlamaya başlıyor. Örnek olarak yakın dövüş silahı kullanmak pek akıl kârı değil. Çoğu zaman düşmanlarınızın uzak mesafe silah (veya saldırıları) oluyor ve siz yanlarına varana kadar ciddi hasarlar verebiliyorlar. Kalabalık bir düşman grubu gördünüz, uzaktan avlamak mı istiyorsunuz? Oyunda bunu destekleyecek bir sistem yok. Gizlilik güzel, ancak sessizce düşmanları öldürüp büyük kaos oluşturmadan paçayı sıyırmak çok da mümkün değil.

Teknolojinin oldukça geliştiği bu dönemde neden sessiz silah olamadığı pek açıklanmamış açıkçası. Evet, silahı daha da sessiz hale getiren çeşitli modifikasyonlar mevcut, ama bu tek başına bir çözüm olmuyor. En azından, yanınıza aldığınız Yoldaş (Companion)’larınızın eli armut toplamıyor. Eğer kendilerine gereken önemi verirseniz, zırhını silahını yenisini buldukça değiştirirseniz, savaşta düşmanların ilgisini üçe bölebiliyorsunuz. Hatta savaş öncesinde ve sırasında ne yapmaları gerektiğini belirlemekten tutun da özel yetenek (perk) aracılığı ile düşmanların onlara daha az veya fazla odaklanmasını sağlamak mümkün.

Peki çeşitlilik nasıl? Kıyafet ve silah çeşitliliği ortalama. Silahlar Hafif, Ağır ve Enerji olmak üzere üç tip mermi kullanıyor. Ancak genelde tüm mermi tiplerinden birer tür silah mevcut. Hafif mermi kullanan bir tüfek, ağır mermi kullanan bir tabanca gibi çeşitlilikler var. Üstte belirttiğim gibi hem silahlar hem de zırhları Çalışma Masası (Workbench) bulunca geliştirmek, aparat eklemek mümkün. Ancak bu maalesef ki oynanışta beklediğim değişikliği yaratmanın çok altında.

Nereden Gelir Nereye Gidersin?

The Outer Worlds’ün en büyük artısı grafik ve renk paleti seçimi. Atmosfer yaratmada ve bunu doldurmada çoğu zaman başarılılar. Bir istasyonun merkezine geldiğinizde, yürüyen, konuşan insanlar, çevrede satış yapan robotlar, duyurular, tabelalar derken, cidden kendinizi bir görevin peşinde giden maceracı olarak hayal edebiliyorsunuz. Gerçekçilik yerine daha yumuşak, bilim kurgu paleti tercih etmesi kesinlikle çok yararlı.

Mekanlar, akıllıca tasarlanmış. Belirli mekanlar harici yüklenme bölgesinin olmaması, RYO hissinden çıkmamanızı kolaylaştırıyor. Oyunun aşırı detaycı olmadan güzel görünebilen yapısı, performansa da yansımış. Bu noktada optimizasyon gayet iyi.

Zor Mudur Yolun?

Oyunun Normal seviyesi, eğer savruk bir yatırım yapmıyorsanız çok kolaylaşıyor. Bir şeyleri çalmada ve kapıları açmada ortalama üstü olan karakterimle, görevler için gereken şeylerden tutun da, rastgele bir dükkanın arka kapısına girip dilediğimi toplayabilir duruma gelmiştim. Para harcamaya gerek kalmadığı için market sistemini bir miktar çökerttim. Çaldığım şeyleri satıcılara geri satabilmem gibi garip olaylar da yaşadım. Belki oyunda aynı baltadan birkaç yüz tane olduğu için karıştırmış olabilirler, kim bilir?

Oyunun genel olarak kötü yanları pek yok. Bazı görevlerde ufak eksiklikler var. Örnek olarak, görev karşılığı alacağım bir şeyi, karakterin kendisinden “ödünç aldım” ama görevi tamamladığımda bunun bahsi geçmedi. Burada “hani benim ödülüm” deyip problem çıkarabilmek isterdim. Aynı zamanda bazı görevleri alanına göre sıraladığınızda sistemin biraz saçmalaması (Bölgedeki görevi bambaşka bir yerde göstermek gibi) mümkün.

Toparlamak gerekirse The Outer Worlds, uzun süredir beklediğimiz RYO türünü tekrar yaşamak için güzel bir yapım. Fallout veya RYO/Aksiyon türünün hayranı iseniz kaçırmamalısınız.

Surviving the Aftermath Erken Erişim İnceleme
Mehmet Nalçakan
Annesi Lara Croft oynarken yancı olmaktan buralara kadar geldi. Crash Bandicoot'taki gizli karakter veya Solid Snake'in bilinmeyen klonu olabilir.

Legendary Wolf Terry Bogard, Super Smash Bros. Ultimate Yolcusu

Previous article

Stephen King’in Doktor Uyku Filmi, Türkçe Dublaj Seçeneğine Sahip Olacak

Next article

You may also like

More in İnceleme