İnceleme

Red Dead Redemption 2 (PC) İnceleme

0

Rockstar Games’in gönülleri çalan oyunu Red Dead Redemption 2 (RDR2), sonunda PC kullanıcılarıyla buluştu. Üstelik online tarafta güncellenen içeriklerle oyun, eskisinden daha dolu.

Konsol sisteminden yeniden doğan RDR2, PC tarafını çok bekletmedi ve açıkçası devasa açık dünyasıyla hala mükemmel detaylara sahip. Her ne kadar grafikler güncellemeler orta seviye sistemleri zorlasa da, geniş açık dünya sistemi birçok sorunu geride bıraktırabiliyor. Tabii göz ardı edilemeyecek teknik sıkıntıları da yok değil.

RDR2, bizi Van der Linde ve çetesinin gün batımına doğru yavaş yavaş ilerlerken, Vahşi Batı’nın gerçekten ne kadar acımasız olabileceği zamanlara götürüyor. Ayrıca çetenin hayatta kalabilmek için çok şeyle mücadele etmesi gerekiyor. Balık tutmak, geyik vb çeşitli hayvanları avlamak, ödül avcısı olup para toplamak, bu para ile kampı geliştirmek ve çeşitli ihtiyaçları karşılamak, soygun yapmak (tren, postane ve dahası) derken oyunun gerçek anlamda dolu olduğunu kabul etmek gerek. Bu kocaman açık dünyada sık sık kendinizi kaybedip, görevlerden tamamen sapıp, kendinizi sırf hayvan derisi peşinde koşarken bulabiliyorsunuz. Bu derileri bir an önce satarak, kampı en iyi hale getirmeye çalışıyorsunuz. Hatta ava çıkmışken bir mahkumu kurtarabiliyor, bacağı yılan tarafından ısırılmış birine yardım edebiliyorsunuz ve bu yardım eninde sonunda sizi merkez kasabalarda buluyor, karşılığını da alıyorsunuz. Kısacası RDR2, sizi asla sıkmayan bir yapıya ve dünyaya sahip ve bu dünya, kendi hayatını yaşıyor. NPC’ler dahil kimse boş durmuyor.

RDR2’de kontrol ettiğimiz ana karakter Arthur Morgan. Hala oyunun hikayesini tamamlamamış ve coşkuyla bekledikleri anı bozmamak için spoiler vermiyoruz. Bilmeniz gereken, Arthur’a çok iyi bakın ve sık sık menüden onun durumunu kontrol ederek kilosunun düşmemesini sağlayın. En azından arkadaşı doyurun ki güçten düşmesin. Bu arada iyi haber, oyunun “fast travel” yani hızlı yolculuk etme gibi (tek taraflı da olsa) basitleştirilmiş işlevleri de mevcut. Hatta en güzel kısım ise konsola oranla PC’de nişan almak o kadar rahat ve kolay ki, elinizden neredeyse kimse kurtulamıyor. Özellikle odaklanıp, hızlı tetik numarası çektiğiniz o meşhur atış, inanılmaz kolay.

RDR2 oyun içi aksiyonlarında işinizi en zorlaştıracak olan kısım iyi veya kötü olmak. Sonuçta siz bir kanun kaçağınız ve herkes bir noktada peşinizde. Bir kampa daldınız ve ölülerin üzerindekileri alana kadar şerifin adamları ensenizde belirebiliyor. Ayrıca sadece siz değil, karşının da iyi veya kötü olduğunu anlamak zor. Başka bir haydut çetesi, sıradan vatandaşları öldürmüş ve onların sandıklarını boşaltırken, siz de tüm kötü adamları öldürüyorsunuz. Ancak “loot” sırasında yanlışlıkla sivillerin eşyalarını üzerlerinden alırsanız, kötü adam barınıza bir eksi daha işleniyor. Bu kısım zaten oyunun zor olsa da eğlenceli kısmı. Kötü kısım ise suratınıza maske takıp soygunu gerçekleştirseniz bile hiçbir işe yaramıyor. Eninde sonunda kafanıza ödül koyuluyor ve postaneye gidip parayı çatır çatır ödemek zorunda kalıyorsunuz ya da paso kaçıyorsunuz. En azından maske kavramının işe yaradığını görmek isterdim. Olur da cezanızı ödeyemezseniz “bounty hunter”lar yani ödül avcıları, her yerde belirebiliyorlar. Ona da dikkat etmeniz gerekiyor.

Pek tabii ki PC tarafının avantajları elbette var. Mesela PC platformunda konsola oranla daha fazla yan görev içeriği mevcut. Bounty Hunting, ek hazine haritası görevleri, yeni silahlar, atlar ve daha fazlası. Asıl etki ise PC’ye özgü özellikler, özellikle üst seviye grafikler ve orijinal fotoğraf modu. Grafiksel geliştirmeler, avcılık ya da sadece manzarayı çekmek için oldukça kullanışlı olan konsol versiyonuna kıyasla daha uzun çekme mesafeleri içeriyor. PC sürümü ayrıca bitkilerin ve hayvanların her zamankinden daha gerçekçi görünmesini sağlamak için daha iyi aydınlatma ve gölgeler, yüksek çözünürlüklü dokulara sahip. Sonuçlar ise oldukça çarpıcı. Ancak güzellik ve performans konusunda denge kurmak oldukça zor. Bu noktada oyunun ince ayarlarını dikkatlice incelemeli ve PC’nizin gücüne göre her şeyi didiklemesiniz. Gölge ayarlarını maksimumda açtığınızda, aydınlatma tamamen sapıtabilir. Mükemmel dokuyu tutturmak için de oyunu birkaç kere yeniden başlatmanız gerekebilir.

Oyunun diğer bir sıkıntısı 50 FPS’ten 35 FPS’e düşmesi ve bu düşüş çok hızlı gerçekleşebiliyor. İlk çıkışı büyük sorunlarla gerçekleşse bile oyunun güncel hali daha temiz çalışıyor. Özellikle “launcher hatası” birçok oyuncunun canını sıkmıştı. Bu sıkıntının nedeni ise NVIDIA ekran kartları ve bazı CPU’lar. PC’nin çılgınca bağırıyorsa, oyunun ayarlarını tekrar gözden geçirmeniz gerekebilir ve en önemlisi driver’ınızı güncel tutmaya çalışın. Diğer dikkat çeken nokta ise oyunu yüklediğiniz nokta. Oyunu sabit diskinize veya SSD’nize yüklemeniz bile performansta farklılıklar yaratabiliyor. Biz, bu konuda bir sorun yaşamadık ancak sizin yaşama ihtimalinize karşı bilgiyi kenara kaydedin.

Oyun içinde dikkat çeken diğer nokta ise gecikmeler. Özellikle menüsüye girdiğinizde oyunun arayüzündeki yavaşlığı hemen fark ediyorsunuz. Kaydetme, ayarlar gibi seçeneklere girdiğinizde tıkladığınız anda etkileşime girilemiyor. 1, maksimum 2 saniyelik bir gecikme mevcut. Bu tabii ki büyütülecek bir sorun gibi görünmese de asıl sıkıntı olan oyunun durup dururken sizi atması. Bunun nedeni hala belli değil ve Rockstar, her geçen gün oyunu güncelleyerek sorunları gidermeye devam ediyor. Görev sırasında çat diye kapanan oyun, zamanında kaydetmediyseniz sizi çok gerilere atabiliyor ki özellikle belli görevlere daldığınızda otomatik kayıt sistemine mecbur bırakılıyorsunuz.

RDR2’nin PC versiyonu, aslında iki ucu keskin bir kılıçtan farksız. Bir tarafta nefes kesici grafiklerle derinlemesine sürükleyici bir oyun. Diğer yandan, muhtemelen sistem gereksinimlerinin üstünde bir donanıma ihtiyacınız var ki o zaman bile oyunun tuhaflığıyla uğraşmak zorundasınız. Ancak bir kere oyunun dünyasına dalarsanız, sorunların çoğunun üstesinden gelebilirsiniz. Her türlü RDR2’nin PC sürümü, içerik ve özellikler açısından inanılmaz dolu. Daha önce konsol sürümünü oynamadıysanız, şimdi tam zamanı. Canınız kolay kolay sıkılmayacak, bazen sadece boş boş gözünüz gibi baktığınız atınızla dağlara, tepelere tırmanacaksınız. Yan görevlerin tamamını bitirmek isteyecek, bütün hayvan türlerini avlamak, en iyi deriyi bulmak için çok çabalayacak ve hatta belki de asla suç işlemeyeceksiniz. RDR2 dünyası oldukça büyük, sizi meşgul edecek düzinelerce içerik var.

Son olarak eğer RDR2 hiç oynamadıysanız, online kısmını hikayeyi tamamladıktan sonra oynamanızı tavsiye ederiz. Oyunun ana görev toplamı 8 bölümden oluşuyor. 8 bölüm içerisinde de çok sayıda görev mevcut. Ayrıca kamptaki NPC’lerin kendi kişisel görevleri, haritada denk geldiğiniz “beyaz soru işareti”yle görülen “stranger side-missions”, derken oynanış süresi inanılmaz uzuyor. Ek olarak oyunun daha tatmin edici ilerlemesi adına, direkt ana görevleri yapmamanızı öneririm. Bir noktada (özellikle Chapter 4 ve sonrası) oyun kilitlenecek ve bazı yan görevleri de yapamayacaksınız. Bu nedenden oyunun tadını çıkarmak adına bol bol gezin, keşfedin.

Oyunu uygun fiyatlardan Playstore üzerinden, internet faturasına ek 12 aya varan taksitlerle alabilirsiniz.

Paketler ve Fiyatları

 

Ghost Recon Breakpoint İnceleme – Ne Umduk Ne Bulduk
Keeper of Time
“Lost time is never found again. Oh, never mind I found it.”

    Doctor Sleep (Doktor Uyku) İzlemeye Değer Mi?

    Previous article

    Frozen 2 (Karlar Ülkesi 2) İzlemeye Değer Mi?

    Next article

    You may also like

    Comments

    Comments are closed.

    More in İnceleme