İnceleme

Resident Evil 3 İnceleme

0

Remake konusunun popülerliğinden artık hepimizin haberi var. Bazıları işini başarıyla gerçekleştirse bile kimisi “kopyala yapıştır”ın ötesine geçemiyor. Resident Evil 3, hiç kuşkusuz zamanının en sağlam isimlerinden biriydi. Zaten RE serisi genel olarak candır (4’ten sonrasını saymıyoruz) ancak araya remake girince, insan şüpheyle yaklaşıyor. Bakalım Capcom, Resident Evil 3 konusunda dersine ne kadar çalışmış ve PS4 Pro platformunda oynanış nasıl olmuş.

Gerçekler acıdır dostlar. Bu nedenden yazacaklarım için şimdiden özür diliyorum. Capcom’un güzel haberleri ardı ardına geliyor ve bu konuda hiçbir sorun yok. Silent Hill, sessizliğini korumaya devam etsin, diğer tarafta Resident Evil isimlerinin efsanelerini yeni nesil platformda oynamak pek keyifli. Keyfi olmasının yanında çok sayıda olumsuzlukları da var elbet. Resident Evil 3: Nemesis (1999), serinin muhtemelen en arada kalan isimlerinden. Bu durum her zaman kişiden kişiye değişti. Bunun nedeni ise “Nemesis” karakteri. Remake haliyle oyunda bazı eksiklikler baş gösteriyor. Hatta hikaye biraz dağınık ve kendinizi tam olarak tatmin olmamış hissediyorsunuz. Diğer tarafta oyun hakkında sevilecek çok şey de var.

Resident Evil 3 Hikaye

Resident Evil 3, 1999’daki orijinal hikayeyi oldukça yakından takip ediyor. Böylece hikaye uyumlu ve aksiyon dolu bir şekilde akıp gidiyor. Hikayemiz, zombi salgınının kaosunda Racoon Şehrinden kaçmaya çalışan Jill Valentine‘i konu alırken, Umbrella olarak bilinen uğursuz şirketin arkasındaki gerçeği ortaya çıkartmaya çalışıyor. Sevgili Jill en azından yalnız değil. Carlos Oliveira, Umbrella karşıtı bir kurumun üyesi olarak Jill’in yanında beliriyor. Jill ve Carlos birlikte çalışarak kendilerini yeraltı laboratuvarlarına, terk edilmiş hastanelere ve diğer korkunç mekanlara sürüklerken, Racoon Şehri’nin tamamını kapsayan komplonun ortasında uyanıyorlar.

Sırları çözmek, zombi dolu şehirde hayatta kalmaya çalışmak derken Jill ve Carlos da aslında yalnız değiller. Çünkü Nemesis onlara “arkadaşlık” etmek adına hunharca takibine başlamıştır. Bu durdurulamayan biyosilah, Umbrella’nın gerçek planlarını yakından tanıyan polis gücünün üyesi olan S.T.A.R.S’ın tüm üyelerini ortadan kaldırmak üzere tasarlanmıştır. Üzülerek eklemeliyim ki Nemesis’ten pek de memnun kalmadım. Hani korkunç boss karşılaşmaları olur ya, “işte o an geldi” diyerek oturuşunuzu değiştirirsiniz. Nemesis, o hissiyatı vermiyor. Korkutucu değil, tabii zorluk kısmı tartışılır. Diğer tarafta Carlos ile oynadığınız bazı bölümler daha aksiyon dolu. Tam olarak hayatta kalma tadını hissedebiliyorsunuz. Dar koridorlardan kaçarken, gergin ve beklenmedik kovalamacalar çok daha heyecanlı. Ancak Carlos ile oynadığımız zamanlar da çok sınırlı.

Oyun hikayesinde keşfedilecek çok güzel mekanlar var aslında, ancak buna nedense pek izin verilmiyor veya hızla geçiliyor. Hikayeyi tamamladığınızda bonus kostümler, silahlar ve eşyalar satın alabilmek için kredi kullanabilirsiniz. Ya da kendinize hız testi yapabilirsiniz. Bulmacaları nasıl çözeceğinizi biliyorsanız, ne kadar hızlı olabileceğinizi görebilmek için kendinizi zorlayabilirsiniz. Zaten bu tarz “hız testleri” çoğu RE oyuncunun baş tacıdır.

Resident Evil 3 Oynanış

Mr X’i bilirsiniz değil mi? İşte Nemesis, bu oyunda onun kadar olamamış. Tam olarak anlatmaya çalıştığım konu o. Kafasına sıkmaya çalışırken umutsuzca Mr X’ten kaçmaya çalışma hissi çok daha korkutucuydu. En güvenli hissettiğiniz odalar bile sizi inanılmaz gererdi. Bu gerilimi beklerken ne yazık ki RE3, 4-5 saatte kendini tamamlıyor. Nemesis, büyük etki yaratmasa da en azından oyunun kendisini, “nostalji” bahanesiyle oynayabilirsiniz elbet. Ayrıca eklemeliyim ki boss zavaşları aslında muazzam. Etki tepki durumu farklı olabilir, ancak eğlenceli olduğunu kabul etmek gerek. Spoiler vermemek adına Nemesis konusuna daha fazla girmeyeceğim, malum daha hikaye hakkında hiçbir şey bilmeyen sevgili okurlarımız var. Nemesis’in güzel yanı değişen formlarına şahit olmak. Bu formlar bir yandan korkutucu, diğer taraftan rahatsız edici. Oyunun güzel kısmı ise özlediğimiz RE3 formülüne sahip olması. Jill, yol boyunca her türlü ölümcül yaratıkla kapışırken diğer tarafta bulmacaları çözmeye çalışıyor.

Racoon Şehri modellemesi görünüşte son derece başarılı. Devrilmiş araçlar, zombi salgınından kimse kurtulamamış ve haliyle insan yok. Gelişigüzel bariyerler, yangınlar ve karanlıkta beliren küçük ışık hüzmeleri. Görsellik dışında tatmin edici diğer kısım ise vuruş hissi. Şimdi diyeceksiniz ki “ne alaka?” Hemen açıklayayım. Birkaç kere zombiler sizi hazırlıksız yakalayabiliyor. Doğal olarak siz de mermileri boşaltmaya başlıyorsunuz. Her isabet eden mermi kanlı ve göze çarpıcı şekilde düşman etinde iz bırakıyor. Buna uzuv kopmaları da dahil. Baktınız zombilerin suratlarına yedikleri mermilere rağmen duracakları yok, tabanları yağlamanın vakti gelmiştir.

Normal zombiler dışında köpekler, böcekler ve diğer biyo silahlar olan Hunter’larla da karşılaşacaksınız. Klasik oyunlardan günümüze dönen  düşmanlara bazı eklemeler de yapılmış. Eğer doğru şekilde onlardan sıyrılamazsanız, sizi tek hamlede ikiye ayırabiliyorlar. Yani tek bir hata, ölümle sonuçlanıyor. Bu da her karşılaşmada dikkatli olmanız gerektiği anlamına geliyor. Mermi ve canınızı iyileştirme kısmında çok zorluk yaşamıyorsunuz, ancak üzerinize yığınla gelen zombi sürüsüne karşı nasıl hareket edeceğinizi bilemezsiniz veya mermilerinizi boşa harcarsanız, “game over”.

Resident Evil 3 Multiplayer – Resident Evil Resistance

Hikaye, bakalım ne kadar hızlı ikinci veya üçüncü kere bitireceğim, haydi bir daha daha hızlı deneyeyim derken oyunun multiplayer kısmını da es geçmemek gerek. Oyunun multiplater modu Dead By Daylight tadında. Oyunun size sunduğu dört karakterden birini kontrol ederek zorlu bir durumdan kurtulmaya çalışırsınız ya da o zorlu duruma hayat veren, etrafa tuzaklar yerleştiren, zombileri oyuncuların üzerine salan taraf olursunuz. Mod, o kadar da heyecan verici ve orijinal değil. Zaten halihazırda benzer çok yapım var ve harita eksikliği, kolayca sıkması konusu ne yazık ki multiplayer modunu çok geride bırakıyor.

Her maç, birden fazla aşamaya sahip. Hayatta kalanlar bir kapının kilidini açmak ve sonraki aşamaya ilerlemek için hedefleri tamamlamak zorundadır. Bu durum, bulmaca parçalarının toplanması, terminallerin etkinleştirilmesini içerebiliyor. Kulağa başta basit gelebilir ancak tuzakları kuran taraf yani Mastermind olup, kapıları kilitleyip, ışıklarla oynamaya başladığınızda ortalık karışıyor. Ortamlar ne yazık ki fazla küçük, hikayedeki gibi loş ışık kullanılmış, düşmanlar rastgele oluşturulmuş, dar koridorlar ve virajlı engellerle boğuşuyorsunuz. İlk bir iki maçta eğlenceli gelebilir ancak birkaç oyun sonra aynı şeyleri yapmaktan muhtemelen sıkılacaksınız. Mastermind olarak aynı yerde farklı düşmana saldırmak istediğinizde, zayıf silahlar olsa da olduğunuz yerde sıkışıp kalırsınız. Eğer düşman size saldırmayı başarırlarsa, onlardan kaçmak imkansızdır ve belli zaman sınırının geçmesini umutsuzca beklersiniz.

Umbrealla Credits ile çeşitli silahlar satın alabilirsiniz. En önemlisi eğer multiplayer moddaysanız, arkadaşlarınızla iletişim halinde olmanızdır. Mesela virüs konteynerlarını imha etmek için birinizin mutlaka yakın mesafe silaha ihtiyacı olacaktır. Böylece cephaneden tasarruf edersiniz.

“Satın alma” gördüğünüzde aklınıza oyun içi mikro ödemeler gelecektir. Bu da belli oyuncuların avantaj sağlayabileceği anlamına geliyor. Ancak bu avantaj için büyük miktar paralar harcamak gerekiyor, bunun da altını çizmiş olalım.

 

Resident Evil 3 Satın Almaya Değer Mi?

RE3, hiç kuşkusuz birçok oyuncuyu mutlu edecektir. Ancak içeriğinin eksik olduğunu, multiplayer modunun da yetersizliği düşünüldüğünde hayal kırıklığı yarattığı da gerçek. Diğer tarafta RE hayranları oynanışı eğlenceli ve bazı farklılıkları lezzetli bulacakları kadar sevmeme ihtimalleri de var. 1999’dan bugüne kadar değişen grafik zaten etkileyici bunda hemfikiriz, sorun aslında içeriğin gidişatı ve oyun sonu. Oyun sonu konusu ise bazı oyunculara göre farklı olduğu için sevildi, bazıları ise orijinalinden saptığı için nefret etti. Bu konuda daha fazla yorum yapmak zor, malum spoiler’a doğru gitmeyelim.

Kısacası RE3, eksikliklerine rağmen orta şeker kıvamında bir remake. Potansiyel varken daha fazlasını görememek üzücü elbet. “Hayatta kalma”dan yok “aksiyon”a odaklanılmış. Yine de günümüzde bu tarz oyunların azlığı düşünüldüğünde RE3 şans verilebilecek isimlerden. Siz yine de beklentiyi çok yükseltmeyin, eğer hala kafanızda soru işareti varsa indirim bekleyin.

Roller Champions Ön İnceleme
Keeper of Time
“Lost time is never found again. Oh, never mind I found it.”

    NVIDIA ve İş Ortakları 100’den Fazla Dizüstü Bilgisayar Tasarımını Piyasaya Çıkardı

    Previous article

    Legends of Runeterra 30 Nisan’da oyuncularla buluşuyor

    Next article

    You may also like

    Comments

    Comments are closed.

    More in İnceleme