Kingsman: The Golden Circle Neden Mi İzlenmeli? Çünkü Öyle

<span class="fa fa-user"></span>
Ceyda Doğan Karaş
Kültür SanatSinema
1.1K
0

Bazı filmler vardır, defalarca izleseniz bile bıkmazsınız. Bazı filmler vardır, aslında altında derin başarıya imza atmıştır ancak ne yazık ki farklı şekilde izleyen eleştirmenler tarafından yerden yere vurulur. Sinema sektörü bu sıralar çok farklı yollardan gidiyor. Aslında sinema kısmı aynı da sadece “reklamın iyisi kötüsü olmaz” kafasını fazla benimseyen dostlar, eğlendirici yapımları yerden yere vurarak farklı felsefeyi ana fikir ediniyorlar. Tabii ki bizim sinema sektörünün arkasında bilmediğimiz daha ne kara defterler vardır ve bu yüzden hemen hemen her filmde zenci veya Asyalı kullanılması konusu ya da aslında beyaz olması gereken karakterlerin, ısrarla zenci olması durumu bazılarımızı fazla irite eder. Kimi konularda çok katı davranabiliyoruz ancak konumuz tabii ki bu değil. Konumuz, bugüne kadarki en sağlam yapı taşlarıyla öne çıkan Kingsman. Nereden nereye geldik değil mi? Bu sadece ısınma turuydu. Sıkı tutunun çünkü yılın en sağlam aksiyon kurgu filmlerinden birini izleyeceksiniz: Kingsman: The Golden Circle (Kingsman: Altın Çember). +18

Teknik kısımlar ve hikaye

Yönetmen koltuğunda Matthew Vaughn’ın oturduğu filmin senaryosu Jane Goldman & Matthew Vaughn, Mark Millar ve Dave Gibbons’ın “The Secret Service” adlı çizgi romanından yola çıkılarak hayata geçti. Oyuncular ise Colin Firth, Julianne Moore, Taron Egerton, Mark Strong, Halle Berry, Pedro Pascal, Elton John, Channing Tatum ve Jeff Bridges

Kingsman: Gizli Servis, görevi dünya güvenliğini en üst seviyede tutmak olan üst düzey sağduyuya sahip bağımsız ve uluslararası bir istihbarat ajansı olan Kingsman’ı dünyayı tanıtır. “Kingsman: Altın Çember” de kahramanlarımız yeni ve zorlu görevle karşı karşıya kalırlar. Karargâhları yıkıldığında ve dünya rehin alındığında, yolculukları onları, Statesman adında ABD’de birleşik casus organizasyonunun keşfine götürür. Ajanlarının gücünü ve sınırlarını sınayan yeni macerada, bu seçkin iki gizli örgüt, dünyayı kurtarmak ve acımasız ortak düşmanı yenmek için bir araya gelirler, bu Eggsy için biraz alışkanlık haline gelen bir şeydir. Karargahları yıkıldığında ve Dünya rehin alındığında, Kingsman’ın yolculuğu onları ABD’deki bir müttefik casus örgütünün keşfine götürecektir. Bu iki seçkin gizli örgüt ortak bir düşmanı yenmek için bir araya gelmelidir.

Falan filan İZLEYİN!

Kingsman: The Golden Circle, eğlenceli ve etkileyici notaların dansıyla süslenmiş, başarılı bir aksiyon filmi. Maceranın yanına tatlı niyetine eklenen komedi ise kimi zaman iyi anlamda midenize oturabilir ve aç karnına kek yemenin ne kadar güzel bir his olduğunu size tekrar hatırlatabilir. İlk filmin üzerine seviyeyi oldukça yükselten kurgusuna ek olarak, bir dakika bile yerinde durmayan kahramanlarımız, performans konusunda mükemmel. Oyunculuk kısmında özellikle Harry Hart rolündeki Colin Firth’ü ayakta alkışlamak şart. Senaryo kısmından spoiler vermek istemediğim için fazla detay vermek istemiyorum ancak öyle bir sahne geliyor ki özellikle Kingsman sever biriyseniz, yanınıza mendil falan bir şeyler alın derim (manly tears).

Kabul, fazla övdüm. Biraz sakinleşip, filmi eğrisiyle doğrusuyla tartmak gerek. Kingsman: The Golden Circle, aksiyon anlamında izleyiciyi tatmin etmeyi başarıyor. Her dakikası dolu olan filmin, tabii ki mantık hataları yok değil ancak bu kısımda zaten aksini beklemek de anlamsız olur. Dövüş sahnelerinden tutun, filmde kullanılan teknolojiler nefes kesici. Beklenmedik anlarla dolu olan aksiyon sahneleri, akrobatik hareketlerle süslenirken, başarılı kamera açılarıyla daha da etkileyici hale geliyor. Diğer tatlı detaylardan bir tanesi de Eggsy karakterimizin duyguları ve mantığıyla savaştığı zamanlar. Yeni dersini öğrenmeye çalışan Eggsy, tabii ki bir prenses ile olan ilişkisini de kurtarmaya çalışıyor.

Filmin kötü baş karakteri Poppy’ye hayat veren Julianne Moore, Colin Firth kadar başarılı. Kendisi uyuşturucu konusunda dahiyane bir fikirle tüm Dünya’yı tehdit ediyor ve bizim kahramanlarımız da işlerini yapmaya çalışıyorlar. Tabii bu sırada asıl parlayan konu ise kapitalist haşhaş yapısı, iğneleyici bir şekilde öne çıkartılıyor. Poppy karakteri aslında oldukça iyimser görünen ancak 50’ler zamanındaki karanlık sokaklar arkasında gizlenen korkutucu uyuşturucu batağının bir sembolü. Bu kısımda filmin, birçok izleyiciye sağlam dersler vereceğinden eminim. Ne zaman Poppy sahnesi belirse, film sanki renk değiştiriyormuşçasına eğlenceli ve bir o kadar da korkutucu hale geliyor. Moore’un yanında Pedro Pascal’ı da unutmamak gerek. Game of Thrones’ta canlandırdığı Oberyn Martell karakterinin ardından Narcos’ta da yerini alan Pascal, kovboy konseptine çok yakışmış ve dövüş sahnelerinin birçoğunda oldukça da karizmatik ancak bir o kadar da gevşek. Kendisi tam anlamıyla kirli kovboy dediğimiz tipin hayat bulmuş hali. Ve tabii ki Elton John! Onun performansını yazmak çok zor, en iyisi izleyin.

Bu arada eklemek isterim ki Kingsman: The Golden Circle için birçok eleştiri yazısında fazla cinsel espri içerdiği söylenir. İtiraf etmem gerekiyor ki bu kısımda haklı olan çok insan var. Ancak filmin tamamı, cinsel içeriklerden ibaret değil. Tabii ki bu cinsel yaklaşımlar, daha çok komedi ve biraz da alaycı bir tavırla ele alınmış.

Neredeyse unutuyordum. Film, 2 saat 21 dakika ve ne yazık ki en sonda bizi bekleyen herhangi bir sürpriz yok. Eğer benzer ekip yapılabilirse, gelecekteki Kingsman gezilerine kesinlikle hayat verebilir ve durmak için herhangi bir bahane de yok. Aksiyon, macera ve komedi türünü seviyorsanız, bu filme mutlaka şans vermelisiniz. Beğenmezseniz, canınız sağolsun.

Kingsman: Altın Çember, 22 Eylül tarihinde vizyona girecek. İyi seyirler.

O (It) Filmi Hakkında Merak Ettikleriniz