Jumanji: Vahşi Orman İzlemeye Değer Mi?

<span class="fa fa-user"></span>
Ceyda Doğan Karaş
Sinema
742
0

Robin Williams… Neşesi, kendine özgü oyunculuğu, mimikleri, sesi ve daha fazlası. Belki bazılarınıza göre sıradan bir oyuncu olabilir ancak benim için kesinlikle öyle değildi. Hayatında olan bitenleri elbet bilemezdik ancak çocukluğum, onun eğlenceli filmlerini izleyerek geçmiştir. Hook, Good Morning Vietnam, Mrs. Doubtfire, Good Will Hunting, The Fisher King, Dead Poets Society, Popeye ve çok daha fazlası. 80’ler ve 90’larda yer aldığı her filmi izlemişimdir. Severdim adamı kısacası. Gidişi de bayağı içime oturdu ne yalan söyleyeyim. Sayılı birkaç oyuncu gibi kalbimde apayrı yere sahiptir. Onu en iyi tanıdığımız filmlerden biri de hiç kuşkusuz Jumanji’dir. Ancak bu blog yazımızda kendisinden oldukça uzak diyarlara gideceğiz. Hikayemizin ana ismi Jumanji: Vahşi Orman (Jumanji: Welcome to the Jungle) ve 1995 yılındaki filmden tamamen farklı.

Jumanji 1995

Ah, aslında spoiler vermeyi çok istiyorum ama verecek bir şey de yok zaten. Çünkü Jumanji: Vahşi Orman, sıradan bir komedi filminden fazlasını sunmuyor. İçerisine ekstra olarak macera ve aksiyon eklenmiş. O kısmı da artık çok yazmayayım da heyecanı kaçmasın. Vurdulu kırdılı şeyler işte. Uçan tekme atan seksi beli açık (baby) hatun, iki tane tıfıl ve belli konularda bilgili “amca”lar, bir de kaslı efsane tokat atan amca var. Böyle yazınca bayağı tuhaf oldu tabi. Yani elimizde ne gizem var, ne de beklenmedik olay namına bir konu var. Hikayemizin kahramanları dört adet velet. Bu veletlerin kendilerince lise hayatları var. Bir gün aynı anda cezaya kalıyorlar ve kendilerine yeni bilgisayar odası olması beklenen mekanın temizlik işi veriliyor. Veletlerimizden bir tanesi oldukça eski konsolu keşfediyor. Aman ne sürpriz ki hadi bakalım acaba ne var içinde diyorlar. Bu arada konsoldan da “dum dum dum dam dam” falan böyle yamyamsı davul sesleri geliyor. Yok canım ne gerek var konsolu kapatmaya, devam aç aç aç! Hepsi birer karakter seçiyor. Ayrıca bu arkadaşların hepsi biraz sorunlu. Biri futbolcu, diğeri inek öğrenci, biri popüler prenses, biri de kendine güveni olmayan hatun figürü. Burada da çok şaşırdık bence! *Boğazını temizler* öhöm. Nerede kalmıştık? Her neyse, her biri karakterlerini seçiyor ve aniden kendilerini konsolun içerisine emiklenirken buluyorlar. HOP, o da ne ormandalar! Kendilerini seçtikleri avatarlar olarak bulan bu gençlerimize denk geldikleri bir NPC görevlerini veriyor ve olaylar da bu şekilde gelişiyor.

Bu kadar. Doğru okudunuz, film bundan ibaret. Her bir avatarın kendisine özel gücü ve zayıflığı mevcut. Bu güçleri ve zayıflıkları keşfederken oldukça acı çekiyorlar ve tabii ki bol bol komedi konusu öne çıkartılıyor. Espriler aman aman güldürmüyor ve hatta bazılarında “iyk” efekti vermeniz bile mümkün. Filmin en çok güldüren ismi hiç kuşkusuz Bethany karakterine hayat veren Jack Black. Hatun karakterin erkek avatarını canlandırma konusunda Jack Black, oldukça iyi iş çıkartmış. Birazcık kıvırtmış (iyi kıvırtmış ama) falan, adam her türlü güldürmeyi başarıyor. Diğer karakterlerimiz de kendilerince eğlenceli ve başarılılar. Oyunculuk konusunda Karen Gillan’ın bu film için çok da doğru bir rol olduğunu düşünmüyorum. Tabii bu, tamamen benim düşüncem. Doctor Who’da ilk sezonunda biraz geri planda kalıp, finaline doğru az da olsa çıkış yapmayı başarmıştı. Hatun taş, bundan şüphe yok sadece oyunculuk konusunda bu film için daha samimi ve komik bir ismin yer almasını isterdim. Dwayne Johnson’ı aramızda tanımayan yoktur diye düşünüyorum. Filmdeki en tıfıl karaktere hayat veren Dwayne Johnson, gülümsetmeyi başaran isimlerden biri. Mimiklerini başarılı kullanıyor ve Gizemli Adaya Yolculuk filmindeki kadar eğlendirmeyi başarıyor. Hepsini bir kenara koyun, hiçbiri Kevin Hart kadar efsanevi olamıyor. En azından benim gözümde. Canlandırdığı avatar karakterinin güçleri ve zayıflıkları o kadar eğlenceli ki film boyunca her sahnesi güldürüyor. Sırtında kocaman çantası ile sanki yol kenarında her şeyi satan NPC’den farksız.

Yazımın başında belirttiğim gibi filmde tam olarak konu veya gizem namına fazla bir şey yok. Bu nedenden beklentilerinizi düşük tutmanızı öneririm. Eğlenceli bir aile filmi tadında ilerleyen Jumanji: Vahşi Orman, ağabeyine oranla günümüzün animasyonlarını ve popüler video oyunları detaylarını alarak, ortama ayrı hava katmaya çalışmış. Bu konuda da pek başarılı olamamış. 3D ve Türkçe dublaj seçenekleriyle 29 Aralık’ta vizyona girecek olan filmi, 2D olarak izleyebilirsiniz. Animasyonla hayata geçirilen hayvanlar ve karakterlerimizin konsola çekiliş anı dışında 3D’yi öne çıkartan pek sahne gözüme ilişmedi. Gözlerinize yazık zaten, sallayın 3D falan. Sinemada izlesem mi diye soruyorsanız, çok da kendinizi yormayın derim. Film, berbat değil ancak başarılı hiç değil. Orta şeker tadında, eğlencelik bir film olmuş. Zamanınızı daha farklı ve eğlenceli başka yapımlara da ayırabilirsiniz. Merakınıza yenik düşecekseniz yazayım: eğlenirsiniz, kimi zaman sıkılırsınız, eski Jumanji’den pek bir şeyler bulamazsınız. Bunların dışında manzaralara hasta olursunuz (e orman yani tabii güzel olacak), müzikler de bazılarınızın hoşuna gidebilir. Kısacası gülümsetir, arada güldürür ama zamanla unutulur bir yapıma daha hoşgeldiniz.

WELCOME TO THE JUNGLE! RARARARARAAAAA

O (It) Filmi Hakkında Merak Ettikleriniz