Testere: Jigsaw Efsanesi Film Eleştirisi – Efsaneler Ölmez

<span class="fa fa-user"></span>
Ceyda Doğan Karaş
Sinema
923
0

Yıllara meydan okuyan film Testere, aslında Jigsaw ismine sırtını yaslar. Hani biz sürekli Saw olarak izledik ya. Aslında Jigsaw karakterinin hikayesiyle boğuşuruz. Şu hayatına değer vermeyenlere, kendi adaletini tattıran psikopat karakterimiz. 7 senenin ardından tekrar sevdikleriyle bir araya gelen yapım, bizleri Testere: Jigsaw ismiyle karşılıyor.

Hikayemiz aslında öldüğünü gördüğümüz John Kramer‘ın cinayet zincirinin devam etmesiyle, tekrar bazı dosyaların eşelenmesini konu alıyor. Michael Spierig ve Peter Spierig yönetmenliğinde hayata geçirilen filmin başrol oyuncuları: Matt Passmore (Logan Nelson), Tobin Bell (John Kramer / Testere), Callum Keith Rennie (Detektif Halloran), Hannah Emily Anderson (Eleanor Bonneville), Clé Bennett (Detektif Keith Hunt), Laura Vandervoort (Anna), Paul Braunstein (Ryan) ve Mandela Van Peebles (Mitch) yer alıyor.

James Wan gibi mükemmel bir isimle başlayan ve 13 yıllık geçmişinde, derin yaralar saklayan Testere serisi, her seferinde ismini daha da geri plana atmayı başardı. Hiçbir filmi, ilki kadar etkileyemedi. Gerilim ve polisiyeden, olayı daha farklı boyutlara getiremeye çalışan yapım, son iki filmdir birçok izleyicinin hafızasından silinmiştir bile ki sıkı bir Testere takipçisi olarak, son filmi hatırlamak istemeyecek kadar kafamdan uçurdum. Bu filmde “berbat” demek yerine “fena değil” deyimini kullanmak daha doğru bir seçim olacak.

Filmde izleyicinin gözüne sokulan ve sonu belli olan detaylar dolu. Evet, gerilim hep üst seviyede. Tam kurbanlardan biri ölecekken sahne değişir ve polislerin konuşmasına, olayları anlamasına şahit oluruz. Birkaç saniye sonra “fıcccııık”, ortalık kan revan içinde, bir tarafta bağırsak, bir tarafta kafa ezilmiş falan. Yazıya devam etmeden filmin +18 olduğunu uyarısı vermek isterim. Bağırsak vs. okudunuz ama artık yapacak bir şey yok. Filmde, eski yüzleri tekrar görmek çoğunuzu mutlu edecektir. En azından ağabeylerinden örnek alarak ilerleyen filmin izlenmesine değer kılan asıl olay da Spierig kardeşlerin dersine iyi çalışmış olması. Bu ikilinin kötü yapımı yok denilecek kadar az. Hoş, bazılarında fena batırdılar ancak bir şekilde bazılarımızın kalbini kazanmayı da başardılar.

Jigsaw’un izlenmeye değer olup, olmadığı konusu ise insanı arada bırakmaya yetecek kadar çıldırtıyor. Bol bol işkenceye maruz kalan kurbanlarımızın, geçmişin karanlığında kaybolmaya yüz tutmuş kitaplar gibi solmasını izlerken, bir yandan da polisiye olayların twistlerle süslenmesi hoş bir detay olmuş. Hızlı tüketilen Jigsaw, polisiye kısımlarda tam puan almayı başarıyor. Belli ki Spierig kardeşler, Jigsaw ile farklı bir bakış açısını ele alıp, filmi şöyle 13 yıl daha alıp götürmek istiyorlar. Bu nedenden bazı konuları baştan tekrar işleme kararı almışlar. Benim tavsiyem minimum beklenti ile filme gitmeniz ve beğendiğiniz konseptin tadını çıkartmanız. Kim bilir, belki de film size göre çok iyi çıkacaktır.

Horizon Zero Dawn: The Frozen Wilds İnceleme